Felsefenin Neliği

Felsefenin Neliği, Felsefenin Neliği Nedir, Eğitim Felsefesi Felsefenin Neliği, Felsefenin Niteliği, Felsefenin Niceliği, Eğitim Felsefesinde Nelik gibi aradığınız soruların cevabı aşağıdaki yazımızda yazmaktadır.

Felsefenin Neliği

Felsefenin Neliği;

  • Felsefe terimi ilk olarak Pythogoros kullandı. Felsefe eldeki verilere göre 2500 yıl önce eski Yunanda başlamıştır.
  • Phlisophia=Phillia(sevgi) sophia( Bilgi, bilgelik)
  • Filozof terimi de aynı kökendendir. Eski Yunan’da hikmet yolunu, bilgelik yolunu arayanlara Filozof denildi.
  • Felsefe ve filozof sözcükleri Arapçaya oradan Türkçeye geçmiştir.
  • Felsefe mitos, din ve şiirden doğdu. Zamanla gerçeği bütünüyle açıklamaya çalışmıştır.
  • İlk dönemde tüm bilimleri kapsayan zamanla fizik, matematik, antropoloji, biyoloji vb. ayrıldı.
  • Felsefe ile bilim birbiriyle kopuk değildir. Tersine çok sıkı bir ilişki içindedirler. Felsefe bilimsel bulgudan yararlanarak yeni görüşler ortaya koyup ufuklar açar. Felsefe bilime öncülük eder (Felsefe Bilim İlişkisi).
  • Bilim gerçeği parçalara ayırarak inceler.
  • Felsefe Gerçeği bir bütün olarak ele alıp inceler. Bilim gerçeğe, bilimsel yöntemi kullanarak ulaşmaya çalışır. Felsefede temellendirme vardır. Yani akıl yürütme vardır.
  • Hem felsefe hem de bilim bir süreçtir.
  • Felsefe aynı zamanda bir dünya görüşüdür. Yaşama bakış açısıdır. Her insanın yaşamında en az bir amacı oluşturduğu değerleri, inançları, tutumları vardır.
  • Dünyada ne kadar insan varsa o kadar felsefe vardır.
  • Titus felsefeyi şu şekilde açıklar: ‘’ Felsefe yaşama ve evrene karşı bir vaziyet alıştır.’’
  • Evrenin kendisinin varlık durumunu sorgular. Aynı zamanda hayatta kalmayı sorgular. Biz doğayla mücadele içindeyiz. Doğayla karşı karşıya geliyoruz. Biz doğanın parçasıyız. Hayatta kalmak için mücadele ile doğaya hükmetmeye çalışıyoruz. Felsefenin Neliği yazımız burada bitmektedir.
Felsefenin Neliği
Felsefenin Neliği

Tutarlı Felsefe

Tutarlı felsefenin belli ölçütleri olabilir. Bunlar ;

  1. Gerçeğe uygunluk = Çağdaş bilimsel araştırma ve incelemeler sonucu insanoğlunun elde ettiği verilere uygunluk söz konusudur.
  2. Tutarlılık = ‘Bir felsefe kendi içerisinde çelişen önermelere yer vermez.’ İlkesine dayanır. Ama felsefi sistemde çelişkiler olabilir.
  3. Kapsamlılık= Felsefenin gerçeği ne kadar içine aldığı söz konusudur. Gerçeğin tüm boyutlarını kapsaması olası görülür.
  4. Bütünlük = Diğer beş ölçüte uymak koşulu ile , felsefenin elde ettiği bilgiyi bir bütün oluşturacak şekilde örgütlemesi gereklidir.
  5. Özgünlük = Felsefenin tekrarcılık ve kopyacılığın içine girmemesi söz konusudur.
  6. Verimlilik = Başka yeni felsefelerin gelişmesine olanak verebilir ve kendini geliştirip düzeltebilir olmalıdır.

ölçütlerine göre ele alınabilir.

Bu ölçütler  de göreli, dirik (canlı )ve şimdiliktir.

  • Bu ölçütler tüm zamanlarda hem nicelik hem de nitelik açısından değişebilir.
  • Tüm bu ölçütlerde mutlak ve durak değildir. Çünkü; bilim, teknik, yaşam, ve gerçek sürekli değişmekte ve gelişmektedir.
  • Gerçek dogmatik değildir
  • Felsefede yanıtlardan çok sorular önemlidir. Çünkü; yanıtlar her filozof ve felsefi sisteme göre değişirken sorular hemen hemen aynı kalmaktadır.
  • Felsefi düşünce ve bilgi, insanın kendisi ve çevresini tanıma arzusunun bir sonucu olarak görülebilir.
  • Felsefe bütün bilim dallarının anasını oluşturur.

Tüm bu verilere göre, felsefe; gerçeğin tümüyle, temellendirmeye dayanarak bağ kurma süreci ve bunun sonucunda elde edilen dirik ürünler olarak betimlenebilir.

Felsefenin Neliği ni kapsayan yazılar

 

  Eğitim Akımları

DAİMİCİLİK

  • Bu akımda temele, Klasik Realizmi ve İdealizmi ele alırlar.
  • İdealistlerden Eflatun, Descartes, Spinoza, Realistlerden Aristo, Locke bu akımın temel sayıtlarını oluşturur.
  • Genellikle daimicilik; antoloji, epistemoloji, aksiyoloji, ve mantıkla ilgili önermeleri üzerine temellendirilir.
  • Ayrıca Orta Çağda egemen olan anlayışın eğitime sokulmasını savunur.

 

İDEALİZM VE EĞİTİM

 

  • Kitap ve konu merkezlidir.
  • Gerçeklerin temelinde ruh ve eğitim vardır.
  • Eflatun ”Arkhe nedir?” sorusunu bilgi sorunu içinde ele alır.
  • Ona göre iki tür bilgi vardır.
  • 1- Episteme: Akılla kavranan dünya ile ilgili olandır. Kesin, değişmez doğrudur.
  • 2-Sanı: Duyu organları ile anlaşılan dünya. Değişen doğrulardır.
  • İnsan akıllı bir hayvandır. Bedeni nesneler alemine ruhu idealar alemine aittir.
  • Bütün insanlar aynı topraktan yaratıldıkları için kardeştirler. Fakat mayalarında farklı cevherler olduğundan dolayı, doğalarındaki cevherlerin belirlediği işleri yaparlar. Bundan dolayı üç ayrı sınıf oluşmuştur. Bunlar;
  • Altın cehverler: Toplum yöneticileri, önderler
  • Gümüş Cevherliler: Yardımcılar, koruyucular
  • Demir ve Tunç Cevherliler: Çiftçiler, işçiler, üreticiler.
  • Eflatun’un felsefesine göre eğitim ruhu iyiye çevirme ve bunun için en kolay, doğru ve saşmaz yolu bulma sanatıdır.
  • Ruh 3 parçadan oluşmaktadır;
  1. Akılsal parça
  2. Yürekli ya da canlı parça
  3. İştahsal parça
  • Altın cevherlilerle, akılsal parça, gümüş cevherlilerle yürekli parça, demir ve tunç cevherlilerle ise iştahsal parça baskındır.
  • Eflatun’a göre her insan değil, sadece akılsal parça ile yürekli parçası olanlar eğitilmelidir. İştahsal parçası olanların eğitilmesine gerek yoktur. Devlet bu kuralları uyguladığı sürece doğru devlet olur.
  • Eflatun’a göre devleti yönetenlerle koruyanları eğiştmek için şu ilkelere uyulmalıdır;
  1. Yöneticiler ve koruyucular için, mal, mülk, para, eş ve çocuklar ortaktır.
  2. Bu iki gruba mensup sağlıklı çocuklar, üç yaşına kadar yabancı annelerce beslenip, cüvut bakımları yapıldıktan sonra yedi yaşına kadar temel vatandaşlık eğitimi, onlara oyun ve masallarla verilmelidir.
  3. 11-18 yaşları arasında okuma-yazma, hesaplama ile müzik eğitimin temeli olmalıdır.

İDEALİST YETİŞEK

  • İdealizm’de program konu odaklıdır.
  • İdealizm’de tümdengelim vardır.
  • Derslerdeki içerik, genel ve özel ilkeleri desteklemelidir.
  • Bireyleri eğiterek Tanrıya ulaşmasını sağlama vardır eğitimde.
  • Dil eğitimi her eğitim kademesinde ve özellikle de ilkokullarda verilmesi öenmlidir.
  • Beden eğitimi derslerine de ağırlık verilmelidir.
  • İdealizm’de deney ve gözlem ile bilgi elde edilmez.
  • İdealizm’de bilgi önceden vardır.
  • Tüm bilgileri, mutlak doğrular insan aklından önce vardır.
  • Okul ve öğrenme ortamı öğrencinin gizil yeteneklerini ortaya çıkaracak şekilde olmalıdır.
  • Merkezde konular, dersler, evrensel doğrular ve bunları açıklayan öğretmen vardır.

 

 

REALİZM ve EĞİTİM

  • Kurucusu Aristoteles’dir.
  • Aristo’ya göre idealar nesnelerin dışında değil, içindedir.

Aristoya göre tuh 3 tabakadır.

  1. Bitkisel ruh:Özümseme ve üreme baskındır.Ruhun en alt basamağıdır.
  2. Hayvansal Ruh: Bitkisel ruhun özellikleri vardır.Bunlara kendinden hareket eklenir.
  3. İnsansal Ruh: Bu ruhun özelliği de akıldır. Devleti bunlar yönetir.

 

  • Bilgi sonradan gelmedir. Çünkü insan beyni doğuştan boştur.
  • Araştırmalarda tek tek nesnelerden hareket ederek gözleyip, deneyip, sınayarak özelden tümele varılır. Bu tür bilgi kesin bilgi değildir.
  • Oysa genelden-özele olan bilgi kesin ve doğrudur.
  • Eğitim hem toplum, hem kişi, açısından yapılmalıdır. Öncelik ağırlık toplumsal eğitime verilmelidir.
  • İnsan bir topluma var olmalıdır. İnsanın özü akıldır.
  • Toplumsal eğitim Aristo’ya göre şu ilkelere dayandırılmaktadır;
  1. Devlet mutlak bir varlıktır. İnsan ancak toplum içinde var olacaktır.
  2. Devlet ve aile çnemlidir, çünkü ilk toplumsallaşma aile ile başlar.
  3. Kişi açısından ise şu ilkelere uyulmalıdır;
  • İnsanlar hem yetenek, hem de cinsiyet açısından birbirlerinden farklıdırlar.
  • Eğitim insanın hem doğal yapısına, hem de yaşlara göre olmalıdır. Çocuklara eğitim masal ve oyunlar ile verilmelidir.

Çocukların yaşlarına göre eğitim verilmelidir. Bu tür eğitim, zihni ve ahlaki eğitimle sağlanır.

 

  1. Zihni Eğitim:
  2. Beden eğitimi ile başlamalıdır. çünkü beden zihinden önce şekillenir.
  3. Zihin eğitimi beden eğitimi üzerine şekillenir. Beden eğitiminden sonra zihin eğitimi verilmelidir.
  4. Ahlaki Eğitim:
  • İnsanların birlikte yaşaması ve devletin varlığını sürdürmesi için çok önemlidir.
  • İnsan ahlaka aykırı davrandığı zaman çok tehlikelidir. Çünkü zekası vardır.
  • Zekasını aklın kurallarına uygun kullandığı zaman ahlaki davranış gösterip, mutlu olabilir.
  • Eflatun ve Aristoteles’in felsefi görüşlerinde insan temel alınmıştır.
  • İdealistlerin ahlak anlayışı, genellikle bilgelik ahlakıdır.
  • İdealistlerin akıl yürütme yaşı, genellikle tümdengelimdir.
  • Klasik Realizm ve İdealizm’e dayanan daimicilikte insan genellikle ”akıllı bir varlıktır”.
  • Mutlak kesin doğrular vardır.
  • Eğitim durumlarında genelde tümdengelim kullanılmalıdır.
  • Eğitim ortamında, gerçek yaşamın kopyası olan örnekler değil, tersine ideal yaşamdan örnekler gereklidir. Çünkü eğitimde hedef, insanı gerçek yaşama değil, ideal ve evrensel gerçeklere göre yetiştirmektedir. Bunun için gerekirse, yapay ortamlar düzenlenmelidir.
  • Öğrecinin aklını çalıştırıp çalıştırmadığını yakından inceleyik sorular sorup sıınannılması gerekmektedir.

 

REALİST YETİŞEK
  • Realizme göre gerçek maddedir.
  • Eğitim insanı toplumsallaştırma süreci olarak ele alınır.
  • Gerçek sınıflandırılmış yani disiplinlere ayrılmış ve her disiplin de kendi içinde organize edilmiştir.
  • Realist yaklaşım disiplinleri göz önüne almalıdır. Bu yaklaşım iki özelliği içerik
  1. Her disiplinle ilgili öğretilecek bilgi, gerçeği yansıtmalı ve organize edilmiş olmalıdır. Bu organizasson üniteler şeklinde olmalıdır.
  • Disiplinlerle ilgili içerik, öğrencinin gelişimine, hazır bulunuşluğuna, öğrenme-öğretme ilkelerine göre düzenlenmelidir.
  • İnsan zihni boş bir levhadir. Bilgi sonradan kavranılmaktadır.
  • Bu nedenden dolayı yetişekte dersler, konu alanları ve öğretmen merkezdedir.
  • Realist yetişekte üç öge vardır. Bunlar; ”Öğretmen”, ”Öğretilecek Bilgi ve Beceri” ve ”Öğrencidir”.
  • Disiplin derslerde ağırlıklıdır. Öğrenci öğretmenin dediklerini, okulun kurallarını hip itiraz etmeden yetine getirmelidir. Öğrenme işinden, öğrenci sorumludur.
  • Öğrenci ikici plandadır.

 

REALİST ESASİCİLİK

  • Esasicilik akımı da Realizme ve idealizme dayanır.
  • İnsan genel olarak toplumsal ve kültürel bir varlıktır.
  • Doğuştan hiç bir bilgi yoktur. Bilgi sonradan elde edilir.
  • Tümevarım yöntemi ile doğru ve kesin bilgiye ulaşılır.
  • Okulun görevi o bilgiyi öğrenciye aktarmaktır.
  • Geçmişin bilgi ve becerileri yeni kuşaklara kazandırılırsa, onlarda eski kuşaklar gibi davranır, böylece değişme ve çatışma önlenir kültürel mirasda korunur.
  • Konular ve dersler önemli olduğundan dolayı öğrenci değil öğretmen merkezlidir.
  • Öğretmen çözüm ve yanıtları öğretmelidir.
  • Kitap, ezber ve disiplin ön plandadır.
  • Öğrencinin aklını kullanmasına olanak verilmelidir.
  • Okulla ilgili olmayan konular okula getirilmemelidir. Çünkü bunlar zaman ve emek kaybıdır.
  • Öğretmen etken, öğrenci edilgendir.
  • Öğretmen eğitim ortamında geektiğinde cezaya baş vurmaldır.
  • Kitabın yazdıklarını öğrencilere sormalı, öğrenciler kitaptaki bilgileri ezberleyip vermelidir.

  REALİST ESASİCİLİK’DE EĞİTİMİN HEDEFLERİ

  • Küşinin toplumsallaşmasını sağlma.
  • Kültürel değerleri kazandırma, kültürel değerleri koruma
  • Toplumsallaşmayı sağlama
  • Eğitimde çatışmayı öneleme gibi ve buna benzer bir çok hedefleri vardır.

 

PRAGMATİZM VE EĞİTİM

PRAGMATİK İLERLEMECİLİK
  • İlerlemecilik, pragmatik felsefeye dayanırve onun eğitime uygulanması olarak kabul edilir.
  • Heraclitos’a göre arkhe, ateştir ve evren boyuna akan bir süreçtir.
  • En iyiler, evrensel akıldan en çok payını alanlar, halk ise en az pay alanlardır. Devleti evrensel akıldan en çok pay alanlar yönetmelidir.
  • Ne mutlak iyi, ne mutlak kötü vardır. Bilgi kesin değil görelidir.
  • Bilgi yaşantı yolu ile elde edildiğinden dolayı aposterioridir.
  • Bilgiyi elde etmede tümevarım baskındır.
PRAGMATİK YETİŞEK
  • Her türlü bilgi, insanın doğal ve toplumsal çevresiyle geçirdiği yaşantılar yoluyla elde edilir.
  • Bu yüzden yetişekle tüm uğraş alanları yer almalıdır. Çünkü eğitim yaşam içindir.
  • Bu dersler basitten karmaşığa, kolaydan zora, somuttan soyuta olmalıdır.
  • Konular yaşamdan seçilmeli ve her insan için dersler olmalıdır.
  • Pragmatik yetişekte ; öğrenci merkezli olup, etkinliğe dayalı, sosyal süreç ve yaşantılara dayalı olmalıdır.
  • Öğretmen danışman ve yol göstericidir.
  • Öğrenci yaparak ve yaşayarak öğrenmelidir.
  • Problem çözme temele alınmalıdır.
  • Öğrenci merkezdedir.
  • Okullarda her türlü derse yer verilmelidir.
  • Eğitim durumları ilerlemecilere göre aşağıda belirtilen ilkelere uymalıdır.
  • Konularda, derslerde öğrenci merkeze alınmalıdır. Eğitilecek olan odur.
  • Öğrenme yaşantı yolu ile gerçekleşir. Öğrencnin zengin yaşantılar geçirmesi sağlanmalıdır.
  • Öğrencinin düşünmesi geliştireç ortam hazırlanmalıdır.
  • Fakülte psikolojisi anlayışından vazgeçilmelidir.
  • Eğitim ortamında kurama değil uygulamaya ağırlık verilmelidir.
  • Demeokratik ortam olmalıdır.
  • Sınama durumları ezbere dayanmalıdır.

 

 

  YENİDEN KURMACILIK
  • İlerlemeciliğin devamı olan bu akımın dayandığı felsefe, Pragmatizmdir.
  • Bu akıma göre, insanlık bir yol ayrımına gelmiştir. Ya yok olacak ya da yeni bir uygarlığa geçecektir. İnsanlığın yok olmaması için çatışan değerlerden kurtulması gerekir.
  • Yaşamı her saniye yeniden kurmak gerekmektedir.
  • Bu bağlamda eğitimin hedefleri ; Kişinin gizil yeteneklerini ve zihninin geliştirme. Eleştirel düşünmeyi geliştirme sağlanmalıdır.
  • Yeniden kurmacılıkta önemli olan amaçlardır. Bu nedenden dolayı dersler, konular, içerik amaçlara göre düzenlenmelidir.
  • Yeniden kurmacılıkta eğitimin görevi, toplumu sürekli yeniden şekillendirmek ve düzenlemektir.

Bu konu hakkında merak ettiğiniz soruları soru-cevap kısmından sorabilirsiniz.

OSYM

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir