1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Bu Paylaşıma Puan Vermek İster misin?)
Loading...

Gökdelen Kitabı Hakkında – J G Ballard

Gökdelen Kitabı Hakkında J.G. Ballard -Gökdelen Kitabı

 

Gökdelen Kitabı Hakkında J. G. Ballard (2012) Gökdelen. (Çev.) Dost Körpe. İstanbul: Sel.

 

 Ballard’ın 1975 yılında İngilizce olarak yazdığı distopik bir roman olan Gökdelen kitabın arka kapağında da yazıldığı gibi modern insanın denetimsiz kalmasının öyküsünü sunuyor bizlere.

 Roman kırk katlı gökdelene son ev sahibinin taşındığı gün başlıyor. Romanın açılış bölümünde ablasının isteğiyle apartmanda bir ev satın almış olan Laing ile karşılaşıyoruz. Laing bir fizyoterapist ve bir tıp okulunda bu alanda dersler veriyor; karısından yeni boşanmış orta yaşlarının ortasında bir karakter.

 Daha sonra ise bir televizyon işinde çalışan Wilder, Wilder’in iki çocuğu ve bir karısı var. son olarak gökdeleni tasarlayan mimar olan Royal var; Royal gökdelene yakın bir yerde trafik kazası geçirdiği için iyileşene kadar bir süre karısıyla beraber gökdelenin en üst katında yaşamaya başlıyor.

 Gökdelen insanların işyerine gitmek dışında hiçbir şekilde dışarı çıkmasına gerek kalmadan içinde “yaşayabilecek” bir şekilde tasarlanıldığına inanınla bir mekan. 10. kat herkesin ortak alanı olarak tasarlanmış; burada market, okul, havuz ve insanların gezmesi için geniş bir meydan mevcut. Çatıda ise çocukların oynaması için tasarlanmış bir oyun parkı mevcut. Dışarıdan bakıldığında her şeyin mükemmel bir şekilde tasarlandığını söyleyebiliriz. Tabii ki sadece dışarıdan.

 Gökdelende yaşayanlar arasında üst katlarda oturanlar ve alt katlarda oturanlar arasında sınıfsal farklılaşmalar var aslında. 25 ve sonrasındaki katlar daha pahalı ve oraya toplumsal olarak en üst düzeydeki kişiler taşınıyor. 10. Kattan aşağısı ise çoğunlukla sürekli burada kalmayan ya da nispeten daha fakir kişiler tarafından alınmış durumda. Zamanla bu mekansal ayrışma daha da belirginleşiyor. Üst katta yaşayanlar boş şişeleri, kullanılmış kondomları balkonlardan atmaya başlıyorlar.

 Bu durum doğal olarak alt katlar üst katlar arasında bir düşmanlığın doğmasına sebep oluyor. En başlarda bu düşmanlık iki grubun beraber oldukları 10. ve 25. katlar gibi ortak kullanım alanlarında olmaya başlıyor. Sonra asansörler işgal edilmeye başlanıyor ve katlar arası geçişler engellenmeye çalışıyor.

 Bu da gökdelende bir çatışmanın ortaya çıkmasına sebep oluyor. Aslında bu ev sahipleri tarafından bir oyun gibi algılanıyor dışarından kimseye söylenmiyor. İşte kesinlikle anlatılmıyor zamanla gökdelen içindeki bu durum öylesine bir hal alıyor ki kimse işe gitmez oluyor. Herkes akşamları oluşacak çatışmaları beklemeye başlıyor.

 Zamanla katlarda varolan sınıf bilinci (kat bilinci diyelim) yok oluyor ve tek tek avcılar ortaya çıkmaya başlıyor. Akşamları evlere yağmalamalar düzenleyip, eşyaları parçalayan kadınlara tecavüz eden yağmacılar. Tüm gökdelen yozlaşmaya ve insanın en vahşi haline dönmeye başlıyor.

 Ballard insanın yozlaşma ve vahşileşme durumunu çok iyi almış teknolojinin en üst düzey seviyesinin aslında insanı nasılda bin yıllar önceki haline benzetebileceğini göstermiş. Ama bu yozlaşma ve vahşileşme bağlamından kopuk olduğu için ortaya çok korkunç bir hikaye çıkmış.

Tüm hakları odevci.org a aittir.

You may also like...

1 Response

  1. Halil dedi ki:

    Kitap akıcı ve okumaktan bıktırmıyor okumak isteyenlere tavsiye ederim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir