1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Bu Paylaşıma Puan Vermek İster misin?)
Loading...

Zoe Fairbairns Kadınlar Kulesi Kitabı

Zoe Fairbairns Kadınlar Kulesi Kitabı Kitap Tanıtımı

Zoe Fairbairns Kadınlar Kulesi Kitabı Kitap Tanıtımı ? Zoe Fairbairns Kadınlar Kulesi Kitabı içeriği? Zoe Fairbairns Kadınlar Kulesi Kitabı Eleştirisi? Zoe Fairbairns Kadınlar Kulesi Kitabı Tanıtımı?

 

Zoe Fairbairns Kadınlar Kulesi Kitabı nı sizler için okuyup inceledik kitap hakkındaki yazımız aşağıdadır.odevci.org sunar.

Kadınlar Kulesi – Zoe Fairbairns
Zoe Fairbairns Kadınlar Kulesi Kitabı Kitap Tanıtımı

Zoe Fairbairns Kadınlar Kulesi Kitabı Kitap Tanıtımı

Zoë Fairbairns (2007) Kadınlar Kulesi. (Çev.) Ünver Alibey. İstanbul: Everest.

Zoe Fairbairns Kadınlar Kulesi Kitabı 1979 yılında İngilizce olarak Benefits adıyla yazdığı bu roman 2007 yılında Türkçeye çevrilmiş. Feminist edebiyatın önemli yapıtlarından birisi olan bu kitap nedense pek bilinmiyor. Bende ütopyalarla ilgili araştırma yaparken denk geldim ve oldukça beğendim. Özellikle feminizm üzerine okuma yapan kişilerin mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum. Kitap aslında bir bilimkurgu eseri olarak değerlendirilebilir zaten Philip K. Dick ödülüne aday gösterilmesi bunun bir göstergesi (kitabın arka kapağında bu ödülü aldığı söyleniyor ama 1983 yılında aday olduğu bilgisi var sadece).

Roman uzun bir zamansal dönemi kapsıyor 70li yılların ortasında başlayan roman 2000li yılların başlarına kadar uzanıyor. Bu yıllar aslında bizim yaşadığımız döneme denk geldiği için romanı çok fazla geleceğe dair bir görü olarak okuyamıyoruz. Söylenen şeylerin birçoğu da şu ya da bu şekilde gerçekleştiği için romanın gerçekle olan bağlantısı çok yakın.

Roman 70li yılların ortasında yoksulların yaşaması için yapılan ama insanların yaşamayı tercih etmediği büyük bir apartmanın çevresinde gerçekleşiyor. İnsanlar buradan uzaklaşınca bazı kadınlar kendi feminist komünlerini kurmak için buraya yerleşiyorlar ve bir zaman sonra burası özellikle Londra’da yaşayan feministlerin en önemli mekânı haline geliyor. Şiddet gören, yalnız kalan, gidecek yeri kalmayan pek çok kadın çocuklarıyla beraber buralarda yaşamaya başlıyor. Romanın temel bir karakteri yok ama en çok hikâyesini anlattığı bir kişi var o da Lynn. Lynn kulenin sürekli bir sakini değil arada gidip gelen ve onları destekleyen bir gazeteci. Bir zaman sonra Lynn ve kocası Derek bir çocuk sahibi oluyorlar kızları Jane. Maalesef kendi düşündükleri gibi birisi olmuyor tam da belki de onlara tepki olsun diye belki de aileden yana tavır alıyor.

Peki aile ne? Aile feminist kadınlara karşı muhafazakâr değerleri savunan bir parti gittikçe öylesine güçleniyorlar ki parlamentoya dahi giriyorlar. Feministlerle ailenin arası tabi ki doğal olarak açık. Fakat ailenin görünenin ötesinde bir tarafı var; ilk olarak annelere destek vermek olarak başlayan naif hareket gittikçe kadınların bedenlerini ve doğurganlıklarının denetleyen korkutucu bir güce dönüşüyor. Ve bedenlere çeşitli aletlerin takılması ve öjenik projeleri ortaya çıkmaya başlıyor. Sonuç bir felaket oluyor. Bunların öncesinde feminist hareket ise boş durmuyor tabi ki çok önemli işlere imza atıyor mesela annelerin grevi. Çocukları üzerinden insan sayılan kadınlar doğurdukları ve bakıyor oldukları çocuk kadar devletten yardım almaktaydılar fakat devlet bir anda yeterli kaynak olmadığını gerekçe göstererek bu yardımları kesiyor. Annelerde o zaman çocuklara devlet baksın diyerek tüm çocukları sokaklarda başıboş bırakıyorlar.

Roman katıksız bir feminist eser. Pek çok önemli tartışma çeşitli kurgular tartışılması söz konusu. Bulabilirseniz mutlaka okuyun. Benim çok geç haberim oldu, sizin olmasın.

İyi okumalar..

odevci.org sundu.

Tumblr

ozan

..

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir